Başbuğ, Türkiye’nin Gündemi Başkanlık Değil

Türk Silahlı Kuvvetleri’nin 26. Genelkurmay Başkanı, emekli Orgeneral İlker Başbuğ,  Sözcü Gazetesi’nden Uğur Dündar ile ‘başkanlığı’ konuştu.
ilker-basbug-dan-flas-baskanlik-aciklamasi-bÖnemli açıklamalar yapan Başbuğ, “Başkanlık sisteminde başkanlara olağanüstü yetkiler verilmesi halinde yasama ile yürütme arasındaki ‘kontrol-denge’ prensibini koruyamazsınız. Başkanı ‘tek adam’ durumuna sokarsınız” dedi.

İlker Başbuğ, “ABD’de uygulanan başkanlık sistemi ile Türkiye’ye getirilmek istenen sistem arasında benzerlik yok” dedi.

DEĞİŞİKLİK NEDENLERİNİ ANLAMAKTA ZORLUK ÇEKİYORUM

İLKER BAŞBUĞ: Kişisel olarak parlamenter sistemin Türkiye için daha uygun olduğunu düşünüyorum. Anayasa değişiklik teklifi sizin belirttiğiniz gibi, radikal bir sistem değişikliğini önermektedir. İçinde bulunduğumuz süreçte; Türkiye, tarihinin en ağır sorunlarıyla karşı karşıyadır. 

 
Hal böyle iken, bugün ülke gündeminin birinci maddesini anayasa değişiklikleri ve referandum konusu oluşturmaktadır. Bunun nedenlerini, zamanlamasını anlamakta zorlanıyorum. 


ATATÜRK BAŞKANLIK SİSTEMİNİ HİÇ DÜŞÜNMEDİ
İLKER BAŞBUĞ: Mustafa Kemal Atatürk ilk günlerden itibaren parlamenter sistemi düşünmüş ve o sistemi savunmuştur. 1927 yılındaki bir konuşmasında, parlamenter sistemin ana unsuru olan Meclis’i şöyle tanımlamıştır: “Büyük Millet Meclisi, Türk Milleti’nin yüzyıllar süren arayışlarının özü ve onun kendi kendisini yönetmek bilincinin canlı bir simgesidir.

“Cumhurbaşkanlığı döneminde ise hiçbir zaman başkanlık sistemini düşünmemiştir. Hatta 2 Ekim 1930’da, bir hükümet krizi ile karşı karşıya kalınınca N. Sadak’a şunu söylemiştir: “Amerika sistemini memleketimizde tatbik etmeyi hiç hatırıma getirmedim.”

Parlamenter sistemin en büyük özelliği, hükümetin meclis içinden çıkması ve hükümetin meclise karşı sorumlu olmasıdır.
Hükümetler güvenoyu alarak kurulduğu gibi, güvensizlik oylaması sonucu da düşürülebilir. Dolayısıyla yasama, yürütme karşısında etkin bir “kontrol ve denetim” gücüne sahiptir. Ayrıca parlamenter sistemde yürütme iki başlıdır: Cumhurbaşkanı ve Başbakan. Netice olarak, parlamenter sistem daha çok uzlaşmaya, uzlaşma kültürüne ihtiyaç doğurur. 

ANAYASA TOPLUMUN UZLAŞMA BELGESİ OLMALI
İLKER BAŞBUĞ: Tarihsel olarak Türk toplumunda liderler elbette önemli rol oynamıştır. Ancak buna rağmen ilk Türk devletlerinde önemli kararlar kolektif alınmış, “tek adamlığa” yol verilmemiştir. Osmanlı Devleti’nde başlangıçta aynı anlayış hakim olmuş, ancak ileriki yıllarda sistem “tek adamlığa” dönüşmüştür. 
 
1876’dan itibaren ise kesintilerle parlamenter sistemin uygulanmaya çalışıldığını görüyoruz. Dolayısıyla, bizim parlamenter sisteme ilişkin siyasal geçmişimiz ve kültürümüz vardır. Nedenlerinin açıkça ortaya konulmadığı ani kararlarla Türk siyasi hayatında, siyasal kültüründe böylesine önemli değişikliklerin gerçekleştirilmesinin doğru olmadığını düşünüyorum. Ayrıca unutulmasın ki; anayasalar toplumun uzlaşma belgesidir. Yani, toplumun büyük kesiminin desteğine sahip olmalıdır. Bugün, bu noktada olduğumuzu söylemek de pek mümkün gözükmüyor.

Son sözüm ise şudur:
Eğer, gerçekten demokrasiye inanılıyorsa, bu teklifi destekleyenler ile karşı çıkanların fikirlerine aynı derecede saygı gösterilmeli ve iki tarafa da eşit fırsatlar tanınmalıdır. Referandum sürecini; birçok konuda ciddi bölünmüşlük içinde olan toplumu; daha da derin şekilde karşı karşıya getirecek yeni bir kutuplaşmanın içine sokmaktan herkes özenle kaçınmalıdır.

Kaynak: Yeniçağ

Benzer Konular :

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir